Bulutsuzluk Özlemi Grubundan Nejat Yavaşoğulları'nın
Porttalak.com 'da ki röportajından alıntı yapılmıştır.
04/01/2002
Rock müzik yapan bir sanatçı olarak, rock müziğin ülkemizdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dünyada da Türkiye’de de durumlar çok değişti. Rock da çeşitli aşamalardan
geçti, geçiyor. Önce klasik rock diye adlandırabileceğim bir dönem yaşandı,
sonra punk, heavy metal... Türkiye’de rock ilk yıllarda daha çok Anadolu
rock olarak bağlantı kurdu büyük kitlelerle. 1980’li yılların ikinci yarısından
itibaren Bulutsuzluk Özlemi, rock’ı olması gerektiği yere oturttu.1990’lardan
itibaren de rock artık çok etkili olmaya başlamıştı. O sıralarda bazı dergilerde
‘Türkiye’de pop müziğin lokomotifi rock müzik’ gibi yazılar çıktığını hatırlıyorum.
80’lerin başı ve 90’ların sonunda Objektif, Kesmeşeker, Kramp, Akbaba,
Dikeni Tel gibi, çok fazla tanınmamış ama şimdikilere göre daha rock grubu
olan gruplar vardı. Bunların içinden bir tek Bulutsuzluk Özlemi sıyrılabildi.
Sonra bir de İndians, Blues Ekspres, Blue Blues Band, Cins gibi cover grupları
vardı. O cover grupların içinden Teoman, Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Yavuz
Çetin gibi bazı sivrilen arkadaşlar oldu. Yine bu gruplardan Kurban, Duman
gibi gruplar da çıktı. Ancak eski buruk tat günümüzdeki gruplarda hissedilmiyor.
Eski gruplar daha halktan gelen kişilerdi ve söylemleri de öyleydi. Günümüzde
daha popüler bir yaklaşım ve pop bir söylem var. Eskiden rock müziğim devrimci
ve radikal bir havası vardı.
...
Dünyadaki değişimden rock müzik nasıl etkileniyor?
Avucumuzun içindeki aynı toprak değil artık, aynı yollarda yürümüyoruz. Önemli olan bu değişimin içinde yer almak. Son iki yıldır bir şeylerin değiştiğini düşünüyorum. Son zamanlara kadar bizi dinleyen insanların nelerden hoşlandıklarını, nelerden nefret ettiklerini aşağı yukarı tahmin edebiliyordum. Ama son zamanlarda acaba çizgi film gibi kliplerden mi hoşlanıyorlar, Schindler’in Listesi filmini benim sevdiğim gibi seviyorlar mı bunu tahmin edemiyorum.
Bu değişim olumlu mu?
Türkiye ölçeğinde düşünmeyelim. Burada taklitçilik devreye giriyor, bir öykünme var. Ama dünyaya baktığımızda, mesela Radio Head gerçekten hissettiğini yansıtıyor müziğine.
Hangi rock müzik sanatçılarını beğeniyorsunuz?
Bu soruya nasıl cevap verebileceğimi hiç bilmiyorum. ‘Vay be’ dedirtip
de beni çıldırtacak bir gruba pek de rastlamıyorum. Deep Purple böyle bir
grup mesela. Türklerden Pentagram’ı beğeniyorum. Tam düşündüğüm ve idealimde
canlandırdığım gibi değil ama Yaşar Kurt güzeldi, devamını getirebilecek
mi bilmiyorum. Teoman’ın da kendine göre bir söylemi var. Hatta Göksel’in
de müzik olarak değil ama eğer söyleminde samimiyse ilginç olduğunu düşünüyorum.
...